Menü MİLLİ SES | ÜÇÜNCÜ SAYFA HABER | UCUNCUSAYFAHABER.COM.TR
Halil KAYA / SELÇUKELİ

Halil KAYA / SELÇUKELİ

Tarih: 22.03.2026 21:14

Bunlar "Terörsüz Türkiye" dili değil

Facebook Twitter Linked-in

Sayın Genel Başkanımızın "Nevruz Büyük Türk coğrafyasında....." diye başlayan konuşmasını "bak gördünüz mü Büyük Kürt coğrafyası diyor" diye manüpile edip yayan her kişi katıksız şeref yoksunudur. 
Yine Sayın Genel Başkanımızca startı verilen TERÖRSÜZ TÜRKİYE sürecinin hedeflerine muhalefet eden her kişi de katıksız bir vatan hainidir. 
Ancak;
Bizler de öyle böyle denmeyecek umurlar,hatta beni sadece unvanlarımla değerlendirenlerin fehmedemeyeceği devlet umurları yaşadım. Ben de bir süreç hakkında, her veçhesi hakkında düşünebilecek,fikir yürütebilecek durumdayım.
Lidere bağlılık ve sevgimde hiç bir aşınma(erozyon), korozyon vs. yoktur.

Efendim! Ben ne İmralı'daki katil,ne katiller sürüsü PKK, ne de onların siyasi temsilcileriyle iç cephe tahkim edileceğine,Terörsüz Türkiye hedeflerine ulaşmakta bir müşterek oluşturulabileceğine inanmıyorum.
Etrafımızı saran ateş tablosunda bunların Türkiye'nin tarafında durmayacakları çok açık.
Bu tespit için gerek İmralı'daki eşkıyanın, gerekse DEM Eş Başkanının Diyarbakır'daki Nevruz mesajlarını incelemek bile yeterli olacaktır.
Bu mesajların içinde "ayrılıkçı terör" karakteristigini  yansıtan 'teknik ifadeler' vardır.
"Komünalizm,demokratik toplum" gibi ifadeler ADEMİ MERKEZİYET talebinin sosyolojik isimlendirilişidir.
"Eşit yurttaşlık, tanınma,ortaklık" gibi ifadeler, eğemenliği belirten hakim unsurun yani Türklüğün mevzuattan çıkarılmasını ya da çoklu unsurlar şeklinde mevzuata kaydedilmesini talep eden ifadelerdir.
Bir kaç ay önce bir kaç defa vurguladığım 'Suriye'de SDG için tanınan entegrasyon hakkının aynısını yakında ülkemiz için de isterler' iddiamın bu son mesajlarda tahakkuk ettiğini görüyoruz.  Bu ne demektir? Vatandaşlık tanımının doğal bir süreci olarak bir Kürt'ün ülkemizde bir konum elde etmesinin ötesinde, 'Kürt olduğu için bir statü edinmesi' hakkıdır.Yani devlette Kürtlük kontenjanı oluşturulmasıdır. Entegrasyon demek doğal bölünme demektir. 
Cezaevinde yatan PKK'lılardan "tutsak" diye bahsedilmektedir.Yani bunların birer suçlu değil,özgürlük savaşı veren meşru unsurlar olarak görüldüğünün beyanıdır bu ifade.
Ana dilde eğitim talebinden asla vaz geçmiş değiller. 
Yani "al-ver yok" iddiası boşluktadır.
"Canım,bir şey veren mi var?" dediğinizi duyar gibiyim.Ama bunlar temennimiz olan süreç için şart dikte ediyorlar.Bunu nasıl göremiyoruz,hayret ediyorum. 
Bunlar geçmişlerinden pişman değiller.Geçmişlerindeki elli binden fazla kişinin katlini makul bir hak olarak görüyorlar.
Bunlarla mı iç cepheyi tahkim edeceğiz?
Bunlarla bu süreç muhal bir beklentidir.
Akrebin naturasında sokmak vardır.O karakter hiç değişmez. 
Bendeniz; liderim,ağabeyim,idolüm,Türk dünyasının da lideridir dediğim müstesna şahsiyetin oluşan bu kadrajın içinde görüntülenmesini hazmedemem,tahayyül de edemem.
1 Ekim 2024 tarihinden beri itirazen çırpınışımın dibinde yatan gerekçeler bunlardır.
Lütfen 'kıraathane allameliği' edasında değerlendirmeler ve yorumlardan kaçınalım.

22 Mart 2026
Halil Kaya


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —