Yazarlaeçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edeceği uzun zamandır konuşulan bir konuydu.
Özarslan’ın kendisi hakkında açılması muhtemel yolsuzluk soruşturmalarından kaçış olarak bu yola başvuracağı iddia ediliyordu.
CHP yönetimi ise ilginç bir biçimde Özarslan hakkındaki suçlamaları sessizlikle karşılamayı tercih etti.
Oysa söz konusu yolsuzluksa, Ekrem İmamoğlu’nu savunmak uğruna eşi benzerine rastlanmayacak işlere kalkışan CHP’nin, Özarslan’a koro halinde destek vermesi gerekmiyor muydu?
***
CHP’deki Özarslan sessizliği Özgür Özel’in attığı küfürlü mesajlarla bozuldu.
Özel, Özarslan’a “Anladım ki sen hırsızmışsın” dedi.
E madem anlamıştı, daha önce anladığı halde savunmaktan vazgeçmediği belediye başkanlarından Özarslan’ın ne farkı vardı?
Seçildiğinde düşüncelerini “Keçiören’de hangi siyasi görüşte olursa olsun, kente iyi hizmet edeceğine, dürüst ve namuslu çalışacağına inanılan Mesut Başkan’ı destekleyen ve Keçiören’in adeta kötü talihini değiştiren tüm Keçiörenlilere teşekkür ediyorum” cümleleriyle açıklayan Özel, Özarslan’ın istifasının ardından neden “İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez” diyordu?
***
Ortada CHP’nin alışılmış siyasi refleksleriyle çelişen bir durum yok muydu?
Bu çelişkinin sebebini MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, “Kol kola geldiler, nereye gideceğini iyi bilmesi lazım. Yarın soruşturma açılınca Mansur Yavaş da ayağının altından çekilecek. Sayın Özel kendine Niğde otobanı gibi yol açtı” sözleriyle ortaya koydu.
CHP’li Murat Emir gerçeklerin yüzlerine vurulmasını “Yargı eliyle yaptığınız siyasi operasyonları CHP içi hesaplaşma gibi göstermeye çalışıyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'nu siz tutuklattınız, Mansur Yavaş'ı da siz hedef gösteriyorsunuz. CHP ise bir ve bütündür ve tüm yol arkadaşlarının arkasındadır” açıklamasıyla savuşturmaya çalışsa da başarılı olamadı.
Çünkü Mesut Özarslan’ı diğer yolsuz CHP’li belediye başkanlarından ayıran tek özelliğinin Mansur Yavaş’la olan yakın ilişkisi olduğu bilinen bir gerçekti.
***
Görünen o ki, mesele Mesut Özarslan değildi.
Meselenin, CHP içinde kimin yolunun açılacağı ve kimin yolunun kesileceğinden ibaret olduğunun anlaşılması uzun sürmedi.
Mansur Yavaş bile Mesut Özarslan üzerinden kendisini kenara itmek isteyenlerin yaptığı hesabı gördü.
Yavaş’ın dün yaptığı açıklamasındaki “Şunu açıkça söylüyorum: Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım. Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur. Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz” ifadeleri sizce de Özgür Özel’e verilen “gerekirse bağımsız aday olurum” mesajı değil miydi?