Eğer,1974'te Kıbrıs'ın tamamını alsaydık...
Komşunun NATO'ya girmesine izin vermeseydik.
Eğer, 1991'de Musul ve Kerkük'ü alsaydık...
Eğer, 1991'de Azerbaycan'a iki helikopter verebilseydik.
Sayacağımız pek çok şey var elbette. Dünü bugünden bakarak değerlendirmek değildir amacımız.
Eğerlerden sonra bir de keşkelerimiz var.
Keşke 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan... hele de 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi olmasaydı...
İyi olurdu değil mi? Keşke...
Yeniden eğer ve keşke ile ifadesini bulacak hadiselerle dolu tarihimiz var...
Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi şahsiyetlerin akıbetleri ne kadar üzüntü verici... Sebebi daha vahim...
Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Killigil Paşa 1911'de Trablusgarp'a giden gönüllü subaylardandı. 1917'de Kafkas İslam Ordusu komutanı oldu ve 1918'de Baku'yü Rus ve Ermeni işgalinden kurtardı. Kazım Karabekir Paşa komutasındaki kolorduya katıldı.
1946'da ilk özel savunma şirketini kurdu. Ürettiği silahlar Mısır Pakistan, Filistin ve Suriye gibi ülkelere satılıyordu. Ancak silah lobileri tarafından engellenmeye başlandı. 2 Mart 1949'da sahibi olduğu fabrikada meydana gelen patlamada öldü veya 27 işçiyle birlikte öldürüldü. Nedeni tespit edilemedi.
Eğer yaşasaydı ...
Keşke yaşasaydı...
"Eğer" ve "keşke" ile başlayan sözlerin de üç noktadan itibaren anlatımı uzun ve ortak...
Vecihi Hürkuş, pilot idi. Kurtuluş Savaşında düşmanı bombalayan kahramandı. Savaştan sonra ilk millî uçağı yapan adam. Uçağı izinsiz uçurduğu için hapis cezası aldı. 1932'de uçuş okulu açtı ama 1934'te kapatıldı. Alman Weimar Mühendislik Okulundan diploma aldı. 1954'te havayolu şirketi açtı ama uçuşları yasaklandı. Bugün Hürkuş ve Hürjet uçakları kendisine ithaf edilerek adlandırılmıştır.
Keşke Vecihi Hürkuş'a gölge edenler olmasaydı. O zaten başka ihsan istemezdi.
Ancak en gücümüze gideni de yıllar sonra yeşilçam filmlerinde Şener Şen ile Ayşen Gruda'nın oynadığı bölümde "Vecihi" karakteri ile dalga geçildi. Kimdi onlar?
Bir de Nuri Demirağ vardır...
Tam adıyla Mühürdarzade Mehmet Nuri Bey; Türk iş insanı ve siyasetçiydi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerindendir. Türkiye'nin 10.000 kilometrelik demiryolu ağının 1250 km'lik bölümünün inşasını gerçekleştirilmiştir. Atatürk, kendisine yaptığı demiryolundan dolayı “Demirağ” soyadını vermiştir.
Türkiye'de ilk uçak fabrikasının kuruluşu, üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi ilkleri gerçekleştiren insandı. Gök Okulu açtı ve 1943'e kadar 290 pilot yetiştirdi., 1931'de İstanbul Boğazı üzerine köprü yapılması onun fikridir. , Keban'a büyük bir baraj yapılması düşüncelerini ilk kez gündeme getiren kişidir. Özellikle havacılık sanayisinde başarıları ile anılır. 1943'te uçak fabrikası kapatılır.Nuri Demirağ'ın uçaklarının yurt dışına satışı da yasaklanır.
Eğer yasaklanmasaydı..... yahut keşke yasaklanmasaydı...
Bugün savunma sanayiindeki başarıların ne kadar anlamlı ve önemli olduğunu anlamak için zerre miktarı millî duygu ve azıcık da insan olmak yeterlidir.
İnsan olmak ve her gün insan kalabilmek.... Meselenin özü de bu...
Türkiye'nin bugünkü şartları Nuri Killigil Vecihi Hürkuş Nuri Demirağ gibi şahsiyetlerin eserlerinden ilhamla Özdemir Bayraktar ve oğullarının başarısı, ASELSAN, Roketsan, TAI, ANKA ve daha nicelerinde görevli mühendis, teknisyen, işçi ve yönetici vb. bütün Türk evlatlarının alın ve akıl teri bu memleketteki en helâl işlerdendir.
Akıncı, Aksungur, Bayraktar TB 3, Hürjet, Kaan, Kızılelma vb ... Anadolu TB, Altay tankı, Tayfun, mızrak ve daha fazlası...
Türk milletinin yiğit evlatları daima çalışkan, güvenilir ve cesaretli olurlar. Yeterki imkân verilsin.
"Gölge etme başka ihsan istemez" döneminde değiliz şükürler olsun.
Keşke ve eğerleri unutmayacağız ama mevcut durumdaki savunma sanayiindeki başarıları dumura uğratmayacağız. İktidara geldiği ilk gün tank palet fabrikasını sözde asıl sahiplerine vereceğiz diyen kafalar kazara başa gelseler ilk işleri Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ'ın başına gelenler bugünkü kahramanların da başına gelmeyeceğini kimse garanti edemez.. Neden?
Tanrı Dağları'ndan
Muhittin Gümüş
24.01.2026