Dr.Oğuz POYRAZOĞLU / AKIL PENCEREMDEN

Tarih: 14.01.2026 09:00

Ekonomi: Rakamların Ötesi (II) — Orta Sınıfın Dönüşümü

Facebook Twitter Linked-in

Akıl Penceremden: Türkiye’yi Birlikte Düşünmek
 

Ekonomi: Rakamların Ötesi (II) — Orta Sınıfın Dönüşümü
 

Orta sınıf sadece gelir grubu değildir; bir “istikrar alanı”dır. Daralırsa toplumun dengesi bozulur.

Kısa bir köprü

İlk yazıda ekonomiyi günlük hayat üzerinden okuduk: zorunlu harcamalar, barınma, gıda ve beklenti yönetimi. Şimdi aynı tablonun sosyal omurgasına bakalım: Orta sınıfın dönüşümü.

Orta sınıf neden kritik?

Orta sınıf, yalnız tüketen değil; aynı zamanda üreten, vergi veren, çocuklarını okutmaya çalışan, yatırım yapmaya niyetlenen ve “yarın” için plan kurabilen kesimdir. Orta sınıfın güçlü olduğu ülkelerde iki şey birlikte yürür:

· Siyasi/ekonomik istikrar

· Sosyal hareketlilik (insanın çabasıyla bir üst basamağa çıkabilmesi)

Orta sınıf zayıfladığında ise toplumun iki ucu birbirinden uzaklaşır: “tutunamayanlar” artar, “korunaklı alanlar” sertleşir.

Dönüşümün üç işareti

1) Harcama bileşiminin değişmesi
Zorunlu harcamaların payı yükseldikçe, orta sınıfın “tercih alanı” daralır. Bu daralma, kültürden eğitime, küçük birikimden tatile kadar pek çok kalemi etkiler. TÜİK’in bölgesel harcama verileri, bu farklılaşmayı görünür kılacak bir zemin sunuyor.  

2) Plan yapma kapasitesinin zayıflaması
Bir toplumda orta sınıfın en büyük gücü plan yapabilmesidir: çocuk eğitimi, konut, tasarruf, kariyer. Enflasyon patikasına ilişkin TCMB’nin yayımladığı orta vadeli öngörüler, ekonominin resmî hedeflerini gösterir; fakat hanehalkı bu hedefleri “günlük fiyatlar” üzerinden test eder.  
Plan yapma kapasitesi zayıfladığında, orta sınıf davranışı da değişir: daha kısa vadeli, daha savunmacı, daha temkinli.

3) “Statü kaygısı”nın artması
Orta sınıfın dönüşümü sadece gelirle ölçülmez; statü kaygısıyla da ölçülür. “Benim çocuk benden iyi yaşayacak mı?” sorusu yaygınlaştıkça, toplumsal ruh hali sertleşir.

Ulusal belgelerle bağ: OVP ve plan dili

Orta sınıfı ayakta tutan şey, yalnız para politikası değil; büyüme kompozisyonu ve gelirin dağılımıdır. Bu nedenle Orta Vadeli Program (OVP) gibi metinler önemlidir: OVP 2026–2028’in resmî belge olarak yayımlandığı ve üç yıllık yol haritası sunduğu açıkça belirtiliyor.  
Bu tür programların toplumsal karşılığı, şurada düğümlenir: Enflasyonla mücadele ederken istihdamı, ücretlerin alım gücünü ve verimliliği birlikte yönetebilmek.

Sonuç: Orta sınıf “ekonomik” olduğu kadar “siyasi” bir meseledir

Orta sınıfın daralması, yalnız refah kaybı değildir; aynı zamanda toplumun ortak dilinin zayıflamasıdır. Çünkü orta sınıf, farklı toplumsal katmanlar arasında “bağ dokusu” işlevi görür.

Bir sonraki yazıda, bu dönüşümün temel motoruna geçeceğiz: Üretim, emek ve adalet ilişkisi. Türkiye, büyümeyi hangi üretim modeliyle sürdürüyor? Emek gelirleri, verimlilik ve adalet duygusu aynı denklemde nasıl buluşur?

Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Milli Ses – Akıl Penceremden Köşe Yazarı
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
E-posta: opoyrazoglu@gazi.edu.tr


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —