Dr.Oğuz POYRAZOĞLU / AKIL PENCEREMDEN

Tarih: 21.01.2026 20:29

Gençlerin Beklentileri ve Hayal Kırıklıkları: “Plan Yapabilmek Bir Yetkinliktir”

Facebook Twitter Linked-in

Gençlerin sorunu yalnız işsizlik değil; belirsizlik. Belirsizlik uzadıkça hayal kırıklığı toplumsal enerji kaybına dönüşüyor.

Kısa bir köprü

İlk yazıda “eğitimin niteliği”ni konuştuk: müfredat, öğretmen, ölçme, eşitsizlik. Şimdi aynı meselenin gençlerdeki karşılığına bakalım. Çünkü eğitim sistemi, en net geri bildirimi gençlerin hayatından alır: umut, kaygı, plan, vazgeçiş.

Beklenti neydi, gerçeklik ne?

Türkiye’de gençler, uzun yıllardır benzer bir sözle büyüdü: “Oku, çalış, kendini geliştir; karşılığını alırsın.” Bu sözün moral değeri yüksektir. Fakat ekonomik yapı, işgücü piyasası ve beceri talebi bu sözü desteklemiyorsa, genç için şu duygu güçlenir: “Emek var, garanti yok.”

Bu noktada iki veri kümesi, tabloyu anlamak için işe yarıyor:

1) Genç işsizliği (15-24 yaş)
TÜİK’in Kasım 2025 İşgücü İstatistikleri bültenine göre genç işsizlik oranı %15,4 olarak veriliyor. 
Bu oran tek başına “umut var/yok” demek değildir; ama gençlerin işgücüne girişte hâlâ zorlandığını gösterir.

2) NEET (Ne eğitimde ne istihdamda ne de eğitimde) riski
OECD Education GPS verileri, 18-24 yaş grubunda NEET oranının Türkiye’de yüksek seyrettiğine ve 2024 verisiyle %31,3 olarak raporlandığına işaret ediyor. 
Bu, gençlik tartışmasını “sınav–diploma” çizgisinden çıkarıp “sistem dışına düşme riski” çizgisine taşır.

Hayal kırıklığı nereden doğuyor?

Hayal kırıklığının kaynağı genellikle “gençler şımarık” gibi kolay cümlelerle açıklanıyor. Bu doğru değil. Sahadaki asıl kaynaklar daha yapısal:

1) Beceri–iş uyumsuzluğu
Gençler bir programa giriyor, mezun oluyor, ama iş piyasası farklı yetkinlik istiyor. Bu uyumsuzluk büyüdükçe, diplomanın “işaret değeri” düşüyor; genç, “ne öğrendim?” sorusunu daha sert soruyor.

2) Belirsizlik ve plan yapamama
Plan yapabilmek bir yetkinliktir. Orta sınıf için de gençler için de “plan” hayatı taşır. Belirsizlik uzadıkça, gençler kısa vadeli yaşamak zorunda kalıyor: daha geç evlilik, daha geç konut, daha geç mesleki istikrar, daha geç akademik/mesleki yatırım.

3) Adalet duygusu
Eğer genç “fırsatın adil dağıtılmadığına” inanırsa, çalışkanlık bile motivasyon üretmez. Bu yüzden gençlerin hayal kırıklığı, sadece ekonomik değil; aynı zamanda meşruiyet ve adalet tartışmasıdır.

PISA bize ne söylüyor? (Gençlerin “temel” becerileri üzerinden)

PISA gibi ölçümler, gençlerin temel okuryazarlık ve problem çözme kapasitesi hakkında uluslararası kıyas sunuyor. 
Bu tür veriler, “başarı”dan çok “boşluk”ları gösterir: Okul, öğrenciyi yalnızca sınava mı hazırlıyor; yoksa hayatın problemlerine mi?

Çözüm mantığı: Gençlik politikası, eğitim politikasından ayrı düşünülmez

Gençleri konuşurken iki şey aynı anda yapılmalı:

Bu ikisi ayrıldığında, gençler “okuldan hayata” geçerken yalnız kalıyor. Tam bu nedenle, eğitimin “son sınıf” meselesi değil, “ilk iş” meselesi de olduğunu kabul etmeliyiz.

Sonuç: En tehlikeli kayıp, heves kaybıdır

Bir ülke gençliğini kaybetmez; gençliğin hevesini kaybederse zorlanır. Bu hevesi tutmanın yolu, gençleri duygusal çağrılarla motive etmek değil; işleyen bir geçiş düzeni kurmaktır.

Bir sonraki yazıda, bu haftanın üçüncü parçasında “bilgi toplumu”na bakacağız: Hangi temel beceriler, hangi yetişkin yetkinlikleri ve hangi kurumlar bilgi toplumunu mümkün kılar? Türkiye’nin elindeki şartlar neler, eksik halkalar nerede?


Dr. Oğuz Poyrazoğlu
Milli Ses Akıl Penceremden – Köşe Yazarı
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
E-posta: opoyrazoglu@gazi.edu.tr


#gençlerinbeklentileri #hayalkırıklığı #TÜİK #genç #işsizlik2025 #OECD #NEET #eğitimistihdamuyumu #beceriuyumsuzluğu #sosyaladalet


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —