-SPİKER HANIM…SÖYLE BAKALIM…HANGİSİ KABUS?
-KURAKLIK MI? KAR YAĞIŞI MI?

iki gündür başta İstanbul olmak üzere Anadolu’nun çeşitli illerine yağan kar ile daha önce atılan tohumlar çürümeden bereketli ovalar Allah’ın izniyle yeniden hayat bulmuştur.
Geçen yıllarda…Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere kar yağınca televizyon kanallarındaki haber spikerleri kar yağışı için "beyaz kabus" derlerdi?
-Hangisi kabus? Kuraklık mı?
Kar ve yağmur yağışı mı?
Kurumları yöneten insanlar Türk kültüründen fersah fersah bu kadar mı uzak olur ?
Cenab-ı Allah yarattığı aciz kulunu hiç zorda bırakır mı? Sen yeter ki şu çeneni tut!
Ne öyle iğneci Dudu Garı gibi;
“-Öldük, bittik, mahvolduk!”
“Feryat figan edip ağlar durursun
Ne çok alacağın varmış dünyadan
Nasibin ne ise onu bulursun
Sakın umudunu kesme Mevladan.”
Türk insanı kar yağışına ne der?.. "Bereket yağıyor" der. Yağmura ise “rahmet yağıyor” der.
Televizyonların haber kanallarında kar ve yağmur manzarılarını görünce insan şükrediyor. Çünkü Rabbimin rahmetinden ümit kesmemek gerekir.
“O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye lâyık olandır.”(Şûrâ 28. Ayet)
Yeter ki bizler Rabbimize teslim olalım, sabredelim. Her sabrın sonu selâmet değil mi.?
Hayat enerjimizi besleyen damarlardan biride ÜMİT etmektir.
İnsanoğlu bütün eksiklik ve kusurlarına rağmen ümidini hiç bir zaman kaybetmemelidir.
İnsanın ümitvar olmasının ruh ve beden sağlığı açısından önemi büyüktür.
Yunus Emre der ki;
“Sözünü bilen kişinin,
yüzünü ağ ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin,
işini sağ ede bir söz.”
Dil üzerine çok söz söylenmiştir;
-Bir söz söylerken hem kendi hemde karşınızdakinin ahiretini düşünerek konuşun.
-Söz insanın terazisidir. Fazlası ziyan, azı vakardır.
-Alay ve boş konuşmak belaya yol açar.
-Hikmeti konuşmakta değil, susmakta aramalıdır.
-Az konuşan kınanmaz, üstelik itibarı çok olur.
-Dil, irfan hazinesinin anahtarıdır, çok konuşan, gönüldeki hizmet cevherini boşaltır.
Eğer kalbte darlık ve üzüntü, vücutta bitkinlik ve halsizlik, rızıkta eksiklik ve bereketsizlik olursa, bunun boş ve yersiz konuşmalardan meydana geldiği bilinmelidir.
Susmak aklın süsü ve cehaletin örtüsüdür. Tatlı dilli ve cömert ehli olunmalıdır.
Rahmet ve bereketi...Yüce Yaradanın dışında başka yerlerde arayanlar için bakın şair ne de güzel söylemiş;
“Dil ne bilir, şekeri şerbeti,
Aldığın lezzeti, baldan mı sandın,
Ne arı, nede ağaç verir nimeti,
Elmayı, narı daldan mı sandın.”
Sadi ŞİRAZİ diyor ki :
“Her gördüğünüz insana KARAKTER yüklemeyin, bırakın karakterini kendi belli etsin. Küpü kırıp içine bakmaya gerek yok, mutlaka bir yerden sızıntı verecektir.”
“-Düğüne çağırsalar gitmeyelim,
-Çağırmasalar küselim” diyen mahallenin meraklısı Fatma Teyzenin “herşeyden şikayet eden” halet-i ruhiyesinden bir an önce kurtulalım. Bu kadar hırslı ve geçimsiz olmaya gerek yok.
Mesnevi’de Hz. Pir ne de güzel der;
“-O kadar çok koşmayın, o kadar çok yorulmayın, şu yerin altında ÇIRAK ne olmuşsa, USTA da o olmuştur.
Gönlümün Şeyh Edebalisi rahmetli babam hep der di;
“Rabbim gökten rahmetini, yerden bereketini eksik etmesin inşallah.”
Sevgili Peygamberimiz ne güzel buyurmuş:
“Güzel söz, güler yüz sadakadır.”
"ÜSLUP" ne kadar önemli…Zehiri bala, balı zehire de dönüştürebiliyor bir anda.
Hayranım…Saygıyı elden bırakmadan, sözü incitmeden, kelimelerini seçerek konuşabilen insanlara.
BUGÜN CUMA…
Cuma’nın hayrı, bereketi, sağlık ve mutluluğu ülkemizin, milletimizin, bütün Türk-İslam Âlemininin üzerine olsun inşallah…HAYIRLI CUMALAR.
Meram Bağları’ndan;
SEVGİ ve MUHABBETLE.
🌹🇹🇷🌹
2 Ocak 2026
Taş Medreseli
Tarih Öğretmeni
Ali KUZENCİK