Şimdi gelelim idari yargı ilk derece mahkemesinde tesis edilen bir karara.
Malum; Temmuz.2023 ayında emekli ve memurlara bir ücret artışı yapıldı. Burada bizzat ilgili Bakanlık eliyle kanuna karşı hile ve dolanma yolu tercih edilerek çalışan memurlara 8077 liralık ilave bir zam daha yapıldı, seyyanen kılıfına büründürülerek…
Bizdeki kamu yönetim ve sözleşme mevzuatını Patogonya'ya götürüp uygulasanız, orada bile emekliden esirgenen bu ilave artışın hukuk prensiplerine ve meri mevzuata aykırı olduğu hükmü tesis edilir.
Bu anlayışla emekli bir Yargıtay üyesi bu hukuksuzluğu Ankara 9.İdare Mahkemesine taşıdı. Geçtiğimiz 18 Aralıķ'ta da duruşması yapıldı.
Mahkeme kararını on beş gün içinde açıklayacağını ifade etmesine rağmen; bir ay sonra açıklayabildi.
Tahmin ediyoruz...Yargıç heyeti de emekliler lehine karar tesis edilmesi gerektiğini biliyorlardı. Ama muhtemeldir ki bu kadar uzun süre direndiler ve kendilerinin de inanmadıkları bir karar açıkladılar.
Kamuoyunda oluşan yaygın kanaat yargının baskıyla karar oluşturduğu yönündedir. Bu kanaatin izale edilmesi gerekir.Aksi halde mülk yani devlet yıkılır. Adalet yıkılmıştır çünkü.
Ben yıllarca idari yargı kararı mütalaaları yazdım. İdari yargının tesis amacı idareyi savunmak değil, vatandaşın idare karşısındaki haklarını hukuk düzlemine çekmektir
Biz bu iktidara oy verdik. Hayali şeyler de söylemiyoruz. Bu iktidar kazansın diye çaba da gösterdik. Bu çabalarımız dijitalitede kayıtlarla ispatlıdır.
Ama kardeşim! Vatandaşın teba ve kul sayıldığı mutlakiyetlerde bile devlet idaresi yönetilenlere bu derece düşmanca davranmaz.
Herkes şahit. 2023 seçimlerinden beri bunlara hem yalvarıyoruz hem uyarıyoruz. İnsanımızı bir başka anlayışın kucağına itmeyin diye. Umurlarında değil.
Gelinen bu noktada bu iktidar verdiğimiz namuslu oyları hak edip etmediğini tartıya çıkarmıştır. Bu iktidar görev ve metal yorgunluğu yaşamaktadır ve bunlarla ülkenin "beka"sının tahkim edileceğini düşünmek de safdillik olur.
Bu kadar net...
17.1.2026
Halil Kaya