Şakir DENİZ

Tarih: 31.01.2026 19:54

Kefensiz Gömülen Onur Ahmet KERSE,,,

Facebook Twitter Linked-in

Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarında sessiz durur ama milletin yüreğinde gürültüyle yankılanır.
31 Ocak 1983…
Bir darağacı, karanlık bir sabah ve dimdik duran bir yiğit: Ahmet KERSE.
İdama giderken son isteği neydi?
Bir lokma ekmek değil, bir son söz değil…
Abdest alıp kefen giymekti.
Yani dünyadan değil, Allah’tan yüz akıyla ayrılmaktı muradı.
Ama o gün merhamet kapıdan içeri alınmadı.
12 Eylül’ün soğuk ve taşlaşmış vicdanı, bu isteği de reddetti.
Ahmet KERSE, kefensiz gömüldü…
Eşofmanlarıyla.
Bilmedikleri bir şey vardı:
İnsan kefeni bezle değil, inancıyla taşır.
Onuru olanın kefeni, duruşudur.
Bir bedeni susturabileceklerini sandılar.
Bir fikri darağacına çıkarabileceklerini…
Oysa toprağa verdikleri yalnızca bir candı;
adı, duruşu ve mücadelesi hafızalara kazındı.
Bugün “adalet” kelimesi her ağızdan kolayca çıkıyorsa,
bunda kefensiz gömülen bu onurların payı vardır.
Bugün özgürce konuşabiliyorsak,
birileri konuşamadan gittiği içindir.
Ahmet KERSE,
belki o gün mezar taşın yoktu,
ama milletin vicdanına kazındın.
Zaman, darağaçlarını çürüttü;
seni değil.
Unutmadık.
Unutturmayacağız.
Bu vesileyle yalnızca Ahmet KERSE’yi değil,
aynı yolda can vermiş tüm ülkücü şehitlerimizi de rahmetle anıyoruz.
İsimleri ayrı, kaderleri bir olan o yiğitler;
bu toprağın sessiz nöbetçileri olarak vicdanlarımızda yaşamaya devam ediyor.
Allah hepsinin ruhunu şad eylesin,
mekânlarını cennet, makamlarını âli kılsın.
Ruhlarına Fatiha.

Şakir Deniz


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —