Muhasebe
Ne vakit ağardı, saçım sakalım?
Daha dün sokakta koşar oynardım
Maziye birlikte, gel bir bakalım
Akşamaca koşar, coşar oynardım
Elimde sihirli bir asam vardı
Çocuktum; ne derdim, tasam vardı
Oyundan başka bir ne yasam vardı
Top peşinde koşa koşa oynardım
Kışın karda kayıp, yazın yelekle
Kah çelik çomakla, gahi enekle
Güdek, toplu güdek bin bir emekle
Donardım terlerdim, anca oynardım
Babamın derdiydi, iaşe derdi
Anam da pişirir sofra sererdi
Bizlerin yaşarken en evvel derdi
Oyundu; tıkınır sonra oynardım
Yazık ki sonradan, işler değişti
Aklımız fikrimiz, azcık gelişti
Büyüdük anladık hayat zor işti
Evvelen bilseydim nasıl oynardım
Zamanla devranda işler dönüştü
Helâlden kazanmak sanki dövüştü
Onca gaileden, gardımız düştü
Düşmeseydi, düşte hayra yorardım
Gördük ki ekmeği kazanmak zormuş
Her övünün derdi, yürekte kormuş
Anayı babayı, derdinden yormuş
Onların yükünü bildim anladım
Nasıl yıkılmadı ayakta kaldı
Babam sağ olaydı ona sorardım...
Mehmet Ayhan Günaydın
16 Ocak 2026/Ankara