Nihat YAZAR

Tarih: 15.01.2026 11:51

Sa mi mi yet siz si niz!

Facebook Twitter Linked-in

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra HDP destekli koalisyona taraf olanlar, Başbakanlık makamını elinin tersiyle ittiği için Devlet Bahçeli'yi eleştirenler…

Hendek operasyonlarında barış nutukları atıp, devletimizi katliamcı ilan edenler…

15 Temmuz'dan sonra 'taş üstünde taş, terörist üstünde baş bırakılmayacak' düsturuyla PKK ve türevi terör örgütlerine karşı içerde-dışarda tarihin en amansız operasyonları yapılırken, elli  binden fazla terörist öldürülürken destek vermek şöyle dursun, sınır ötesi operasyonlara karşı çıkanlar, teskereye red oyu verenler…

Defalarca ilk işim 'Kürt açılımı' olacak diyen, açık açık özerklik, eyalet vaadeden Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı seçebilmek için tıpış tıpış oy verenler, bunları içine sindirebilenler…

YPG-PYD terör örgütlerini, terör örgütü olarak görmeyen, sivil siyasetin temsilcisi olarak ilan edenlere karşı sesini yükseltmek şöyle dursun, arkasında saf tutanlar…

Genel Başkanları 'HDP Kürt siyasetinin temsilcisidir' derken, 'Kürt sorunu vardır onu ben çözeceğim' diye efelenirken sus-pus olanlar, aynı safta yer alanlar…

Demirtaş'a özgürlük diye kendini yırtanlar ve bunlara sessiz kalanlar…

HDP belediyelerinde Kayyım nöbeti tutanlar, tutanlarla kol kola olanlar…

HDP ile ilk dört maddenin iğdiş edildiği Anayasa çalışması yapanlar ve yapanlara karşı çıkamayanlar…

Kılıçdaroğlu, Kürt Açılımı için HDP yi adres gösterirken buna karşı çıkmak şöyle dursun HDP'yi meşru muhatap ilan edenler…

Devlet Bahçeli 'HDP kapatılsın' diye yırtınırken, HDP'yi meşrulaştırıp Bahçeli'ye demokrasi dersi vermeye kalkanlar…

HDP ile Kent uzlaşısı gibi değişik metotlarla seçim işbirliği yapanlar, ortak aday belirleyenler, birlikte Belediye Meclis üye listesi yapanlar...
Kürtlere haksızlık yapılıyor, ikinci sınıf muamelesi yapıyor diyerek kışkırtıcılık yapanlar, devleti suçlayanlar, suçlayanlarla beraber olanlar…

Dün Cumhur İttifakı kararlılığıyla devletimiz terör örgütlerini yok etmek için mücadele ederken, siz uzantılarıyla işbirliği yapacaksınız, onlara güç vereceksiniz ve yemediğiniz nane kalmayacak…

Bugün ise  'Terörsüz Türkiye'nin inşası için, terör örgütlerinin lağvedilmesi için gösterilen gayretleri, verilen mücadeleyi yerden yere vuracaksınız, öyle mi?

Dün Devletimiz terör örgütü ile mücadele ederken, uzantılarıyla sırf oy kaygısıyla işbirliği yapacaksınız, bugün terörün bitmesi için uzantılarının muhatap alınmasını ihanetle suçlayacaksınız, öyle mi?

Tek kelimeyle sa mi mi yet siz si niz!

Son söz olarak derim ki, yukarıda sıraladığımız kesimlerin haricindeki insanların samimi kaygıları, endişeleri ve her türlü eleştirisi, suçlaması başımızın tacıdır!

Kaldı ki biz de her şeyi toz pembe görmüyoruz…

Elbette Bizim de endişelerimiz, bizim de şerhlerimiz, bizim de hazmedemediklerimiz fazlasıyla var!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —