Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Hakan Çakır, Fatih Acacı ve daha niceleri gibi sönen, söndürülen hayatlara bir isim daha eklendi: 17 yaşındaki Atlas Çağlayan…
Hiç kimseye zararı olmayan bu çocuklar ve gençler; bir bahaneyle, “suça sürüklenmiş çocuklar” diye tanımlanan ama gerçekte aileleri tarafından başıboş bırakılarak suça itilmiş çocuklar tarafından hayattan koparıldı.
Hayattan koparılan tertemiz çocuklar; kimi kıskanıldığı için, kimi başkasıyla karıştırıldığı için, kimi ailesinin namusunu korurken, kimi sudan bahanelerle, kimi de “yan baktın” uydurmasıyla öldürüldü.
Hayatını kaybeden çocukların yaşamlarına bakıyorsun; aileleri onları edep ve adap dairesinde yetiştirmiş. Katil olanlara bakıyorsun; adeta suç işlemek üzere büyütülmüşler… Daha çocuk yaşta silahlarla poz veren, uyuşturucu kullanırken görüntüler paylaşan tipler…

Öldürülen çocukların kalp güzelliği yüzlerine yansımışken, öldürenlerin kinle, nefretle ve şiddetle büyütülmüş kalplerindeki karanlık yüzlerine vurmuş…
Toplum bu katillere büyük bir öfke duyarken, katiller ve yakın çevreleri hiçbir pişmanlık ya da utanma emaresi göstermemektedir.
Tam da bu süreçte; Ahmet Minguzzi’nin katillerinin cezaevinde iyi beslenmiş, tosuna dönmüş hâllerini yılışarak paylaşmaları; Hakan Çakır’ın katillerinin yakınlarının mahkemede topluca slogan atarak aileyi tehdit etmeleri gündemdeyken, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın “yan baktın” bahanesiyle öldürülmesi yaşandı.
Bu çocukların katilleri, halk arasında “hırt” diye tabir edilen iğrenç tiplerdir; katillere sahip çıkan yakınları da aynı davranış kalıplarını sergilemektedir. Tertemiz çocukları hiçbir gerekçe olmaksızın hayattan koparmışlar; zerre kadar utanma, çekinme ya da pişmanlık göstermemişlerdir.
Hakan Çakır, biliyorsunuz, ailesine tacizde bulunanları uyardığı için öldürülmüştü. Peki, Hakan Çakır’ın davasında slogan atan bu tiplerin hiç mi namus anlayışı yok? Bir köpeğe bile bir haftalık eğitim verdiğinizde neyi yapıp neyi yapmayacağını öğrenirken, bu kişilere aileleri hiç mi insanlık ve ahlak dersi vermedi?
Ahmet Minguzzi’nin ailesine yaşattıkları acı yetmezmiş gibi, defalarca ölüm tehditlerinde bulunmuşlardı. Şimdi de hayattan kopardıkları Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit ediyorlar. Çocuklarını öldürerek verdikleri acı yetmiyor; bir de aileleri ölümle tehdit ederek bu acıyı sürdürmeye çalışıyorlar.
Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Hakan Çakır, Fatih Acacı gibi ana kuzularının öldürülmesi toplumda büyük bir üzüntü yaratırken; 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, “hırt” bir yaşam tarzıyla yetiştirilmiş 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülmesi, bu olayların durmayacağını göstermektedir.
Ahmet Minguzzi’nin katillerinin, sekiz yıl sonra serbest kalacaklarını bilmenin rahatlığıyla cezaevinde çete gibi pozlar vermesi, “hırt” olarak yetiştirilen herkes için adeta bir motivasyon kaynağına dönüşmektedir.
Yarın Ata Emre Akman’ın, Hakan Çakır’ın, Fatih Acacı’nın ve son olarak 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın katilleri de cezaevinden benzer pozlar verecektir.
Suç işlememesi için aileden ahlak eğitimi almayan, suç işlediğinde de yargıdan hak ettiği cezayı almayan bireyler, elbette benzerlerini yetiştirecektir. Türkiye’nin en büyük zaaflarından biri, hak edenin ya ödülünü ya da cezasını alamamasıdır. Bu durum ise doğal olarak sosyal adaleti ve asayişi bozmaktadır.